‘Zayıflama Günlüğü’ Kategori Arşivi

Gerçekten karar verince sanırım yapamayacağımız hiçbir şey yok. Korktuğum gibi olmamıştı aslında. Sigarayı bu kadar kolay bırakabileceğimi hiç düşünmemiştim. Günde 2 paket içerken birden hiç içmemek (10 gün dahi olsa) açıkçası gözümü korkutuyordu. Ameliyat tarihini kafamda belirledikten sonra hemen sigarayı bıraktım, ilk birkaç gün zor olsa da hemen alıştım diyebilirim.

Sigarayı bıraktıktan 12 gün sonra hastaneye gittim. Sabahtan testler yapıldı. Her zaman bulunmamakta direnen narin damarlarım bulundu, tüm gerekli hazırlıklar yapıldı, azcık korku bol heyecanla ilk ameliyatımı beklemeye başladım. Kapalı bir ameliyat olacaktı, yaklaşık 1 saat sürecekti.

Yazının Devamı »

Aşırı kilolarından kurtulmak için her yolu deneyen bir kadının günlüğü. Önceki yazılara ulaşmak için burayı tıklayın.

Ameliyat fikriyle gelen anneme ilk başta biraz garip yaklaşmıştım. Yok artık! Zayıflamak için ameliyat mı olunurdu? Olunuyormuş, ben işteyken televizyonlarda herkes çıkıp konuşuyormuş. Kelepçe denen bir şey varmış, midene takıyorlarmış, azıcık yiyip zayıflıyormuşsun.

Annem her fırsatta ameliyat, ameliyat diye başımda dolandığından en azından kalkıp doktora gitmek farz oldu. Bu ameliyat üzerinde uzman olan, televizyonda bolca konuşan doktordan randevu alıp gittiğimde; ameliyatın çok zor olmadığını, yaklaşık 1 saat sürdüğünü ve midenin silikon bir lastikle üst kısmında bir ufak kase kadar kalacak şekilde ikiye bölündüğünü öğrendim. Kulağa çokta korkutucu gelmiyordu. Kapalı bir ameliyattı, yaklaşık 1 hafta kadar sıvıyla beslenmek gerekiyordu. Sonra yavaş yavaş daha katı gıdalara geçebilecektim. 1 ay sonra deri altına yerleştirilen silikonun ucundaki metal sayesinde kelepçe sıkılacaktı ve az yemeye başlayacaktım.

Yazının Devamı »

Artık her şeyi oluruna bırakmıştım, gerçekten dünya umurumda değildi. Canım ne isterse yiyordum. Beni gören, ya da hikayemi dinleyen sizler sanıyorsunuz ki aşırı miktarlarda yemekler yiyorum. Evet az yemiyorum ama bir oturuşta 3 big mac menü yediğim de yalan, sadece birtanesi yeterli oluyordu tekrar obezliğe doğru yol almama.

Değişik bir ikilem yaşıyordum aslında, bir yandan korkunç rahatlamıştım, baskı olmadan çok mutluydum istediğim gibi davranıyor, kendimi devamlı kontrol altında tutmama gerek kalmıyordu. Diğer taraftansa tartılmayı bırakmış olmama rağmen kıyafetlerimin devamlı daralmasından, eski halime döndüğümü anlıyordum. Tüm yaşananlar geri gelmişti. Gene tüm gözler üzerimdeydi. Çoğunlukla acıyarak, arada dalga geçerek. Artık alışmıştım umursamıyordum, ama gene de normal davranmalarını tercih ederdim, sonuçta sadece kilolarım fazlaydı gayet normaldim. Bu yazı zayiflamacilegi.com sitesi için hazırlanmıştır.

Yazının Devamı »

Zayıflama Günlüğünün daha önceki yazıları için burayı tıklayınız. Sonunda zayıf sayılırdım. Artık insanların bana sadece şişmanım diye bakmadıklarını biliyordum. Kırmızı saçlarım, uzun boyum, balık eti vücudumla gayet dikkat çekiyordum. Ama bu durum bir kişinin hoşuna gitmiyordu: sevgilimin! Herkesin bana bakması hoşuna gitmiyormuş!. Bense halimden gayet mutlu, keyfini çıkartıyordum yeni görüntümün.

Kilo vermiştim evet ama gene de çok dikkat ediyordum, yoksa en ufak bir kaçırmada kilolar geri geliyordu. 1 sene kadar aynı kiloyu korumayı başardım, artık çok emindim almazdım onca kiloyu geri. Bu yazı zayiflamacilegi.com sitesi için hazırlanmıştır.

Yazının Devamı »

Evet zayıflıyordum, ama zayıflayan sadece vücudum değildi. Sinirlerim de gayet zayıflamıştı . Saçlarım tutam tutam döküldükçe, baş dönmesi yaşamadan ayağa kalkamaz olunca bu işte bir terslik olduğunu anlamıştım 2 ay olmuştu rejime başlayalı ve hala sadece sebze meyveyle besleniyordum. Çevremdekiler de isyan etmeye başlayınca akapunkturu bıraktım.

Her şeyden sınırlı miktarlarda yemeye başladım. Birazcıkta olsa kendime gelmeye başlamıştım. 1 ay kadar daha böyle devam ettikten sonra 3 ayın sonunda 28 kilo vermiştim. Kendimi çok iyi hissediyordum, kilo verdikçe mutlu oluyor ve daha da gaza geliyordum.

Yazının Devamı »

Zayıflama Günlüğünün önceki bölümü
Başlamak başarmanın yarısıdır! derler. Yarısı ve sanırım en önemli kısmı. Bu sefer kesin kafama koymuştum ZA-YIF-LA-YA-CAK-TIM. Hemen televizyonda gördüğüm doktorun adresini buldum, telefon açtım. O kadar yoğun talep vardı ki 3 hafta sonrasına randevu alabilmiştim. Olsun en azından kararımı vermiştim.

Randevu günü geldiğinde gerçekten büyük bir hevesle gittim. Kendime inanıyordum. Ve 1.5 yıllık serüvenim başladı. Gayet sıkı bir programdı. Meyve, haşlanmış yağsız sebze ve salata dışında her şey yasaktı. İşin akupunktur kısmına gelince…

Yazının Devamı »

Kilolarım hayatımda kabus üstüne kabus yaratmaya devam ederken ben de büyüyordum. Bu işin sanırım en kötü tarafı kendimle fazla barışık olmamdı. Fazla olan her kiloma rağmen “aman ben her halimle güzelim ne fark eder ki” diye düşünmekten vazgeçmiyordum. Durum böyle olunca da yemek yemekten vazgeçmek çok zor gelmeye başlıyordu ve bir noktadan sonra aklımın ipleri güzel yemeklerin eline geçiyordu.

Sanırım işin en kötü yanlarından biri yemek yemeyi sevmem kadar yemek yapmaya da tutkuyla bağlı olmamdı. Canımın istediği her yemeği yapıp yiyordum, ya da çevremdekilerin canının istediğini. Müthiş bir keyifti benim için ama bilmediğim başka bir şey daha vardı. Başkalarının tecrübeleri insanın kulağına pek te küpe olmuyor ne yazık ki…

Yazının Devamı »

Henüz çocukluk çağında çevresinden farklı kiloda olduğunu farkeden fazla kilolu bir kadının geçen haftadan devam eden hikayesi

İlkokula başladığımda “Eyvah Çocuklar Büyüdü” filmindeki gibi dev çocuklardan biri olduğumu fark etmem çok sürmedi. Tüm okul hayatım boyunca en arka sırada oturdum. İlkokul son sınıfta öğretmenimden uzun ve şişmandım ne yazık ki.

Sonra ortaokul… Gelişmekte olan bir kız çocuğunun zerafeti ve endamından hiç eser yoktu bende, ama bebek gibi yüzümle çok güzeldim, tek kusurum fazla kilolarımdı.

Yazının Devamı »

Zayıflama günlüğünde, zayıflamayı amaç edinmiş kişilerin deneyimlerine, duygularına, başarılarına ve başaramadıklarına yer vererek, diğer zayıflamak isteyenlere yol göstereceğiz.

Dünyada binlerce çeşit insan var. Saçının rengi, derisi, boyu, kilosu, gözü, kaşı, burnu, kulakları birbirinden değişik, bir sürü değişik insan. Ve birde toplumun kabul ettiği genel kriterler.. Son zamanlarda elbette değişse de mesela beyaz olmak, sarışın olmak uzun boylu ve ince olmak gibi genel kriterler.. Bu kriterlerin bazıları sadece gözümüzü okşamak adınayken, bazısı daha sağlıklı, daha rahat, daha mutlu bir yaşam için.

Yazının Devamı »

  • Alexa