Kilo vermek gerçekten zor bir iştir. En sevdiğimiz yiyeceklerden vazgeçmek, daha az yemek, yiyeceklerimizi sebze ve meyvelerden seçmek ve ayrıca egzersiz yapmak zorundayız. Peki bunları beceremeyenler ne yapıyorlar? Yediklerini çıkartma yoluna gidiyorlar ya da hiç yemiyorlar. Biraz irade ve azimle uygulanabilecek dengeli bir beslenme programı yerine, yememek ve yediklerini çıkarmak gibi bir uygulamaya gidiliyor. Evet bu kilo vermek için etkili bir yöntem fakat doğru mu ?

Anoreksiya ve blumia kilo vermenin en kötü yollarıdır. Bu şekilde verilen kilolar olağan değildirler. Tüm besinleri almak ve bunları kullanmak yerine tercih edilesi bir durum olmamalıdır. Herşeyden önce bu iki durum hastalıktır. Kronikleştiği takdirde ikisi de ölümcül sonuçlar doğurur. Zayıflamak için kendini göz göre öldürmek isteyen olacağını hiç düşünmüyoruz.

Blumia ve anoreksiya fizyolojik olmasının yanısıra psikolojik olarak sakıncalar yaratır. Kilo almak bu kişiler için fobidir. Bu hastalığa yakalanan kişiler ne kadar zayıf olsa da asla istedikleri kiloya ulaşamazlar. Kendilerini hep şişman, yağlı görürler ve bu ne yazık ki onların motivasyon kaynağıdır.

Anoreksiya ve blumia kalp ritmini bozar ve dolaşım yetmezliğine sebep olur, kemik yapısını bozar, kısırlığa neden olur ve gelişmeyi engeller.

Şüphesiz anoreksiya ve blumia bir noktadan sonra kişisel tercih olmaktan çıkar ve geri döndürülemez bir yola girer. Bu noktaya gelmemek için ölüm orucu benzeri, dengesiz, vucudumuza uygun olmayan diyetlerden ve ne içerdiği belli olmayan zayıflama ürünlerinden kaçınmalıyız. Mümkünse kilo vermeyi doktor kontrolü altında yapmalıyız. Gerçekte olmamız gereken kilo vücut kitle indeksi gibi bir çok ölçümle belirlenebilmektedir. Bu ölçümlere güvenerek geri dönülmez rahatsızlıklara sebep olmamalıyız.

Sizde Yorum Yazın

  • Alexa